insanoğlu dedıkoduyu eleştiriyi cok sever ! duramaz. hep bir ciziktirir. hep dicek birşeyi olur herkesin herkes için. geneldede kötü olur ! eleştirilenler ise eleştirilmemek için kendilerini bir kalıba sığdırırlar onlara ait olmayan bir benlik yaratırlar.. ama eleştiriler bitmez tükenmez. olan eleştirilene olur ! cabalar cabalar boğulur. 




oysa hiç düşündüzmü eleştirilmenin ne hoş birşey oldugunu ! satır aralarını okurmusunuz hiç insanların davranışlarındaki!? genelde görmezsiniz dimi!? sadece üzülürsünüz. köşenize cekilirsiniz. kendinizi nasıl 'düzelticeğinizi ' düşünür durursunuz ! oysa kime neye göre düzelmek !? bunuda düşünmediniz dimi. herkes aynı olsa ne kdr sıkıcı olurdu dünya ! herkes beyaz olsa ya da herkes siyah olsa !? olmazdı ! renkler. rengarenk renkler olmalı yaşamda ! insanlarda renkler gibidir işte. mavi vardır kırmızı vardır karıştırırsınız mor olur.. ama her renk farklıdır her ınsan farklıdır ! 

ıyı kotu degerlendırmesımı!? ah ıste onuda küçük bir hikayeyle anlatayım;

hindistan'da çok ünlü bir ressam varmış. herkes bu ressamın yapıtlarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş ve onu 'renklerin ustası' anlamına gelen Ranga Geleri olarak tanısa da kısaca Ranga Guru derlermiş. onun yetiştirdiği bir ressam olan racigi ise artik eğitimini tamamlamış ve son resmini bitirerek Ranga Guru'ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş. Ranga Guru; 'Sen artık ressam sayılırsın Racagi. Artık senin resmini halk değerlendirecek.' diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve meydanda en görünen yere koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Racigi denileni yapmış.
Racigi birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki tüm resim çarpılardan neredeyse görünmüyor. çok üzülmüş tabii. emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki. resmi alıp götürmüş Ranga Guru'ya ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve yeni bir resim yapmasını istemiş. Racigi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru'ya götürmüş.Ranga Guru resmi tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile birlikte insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Racigi denileni yapmış.. birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış, fırçalar da boyalar da bırakıldığı gibi duruyor. çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru'ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış. Ranga Guru demiş ki;
'Sevgili Racigi, sen ilk resminde insanlara firsat verildiginde ne kadar acımasız eleştirebileceklerini gördün. hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.. oysa ikinci resminde onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin. şunu hiç unutma sevgili Racigi, kötü yönde eleştirmek kolaydır, yapıcı eleştiride bulunmak ise eğitim gerektirir.'

başka bir şey dememe gerek varmı insanoğlu!?